Haksız Azil Hâlinde Avukatlık Ücretinin Muacceliyeti
(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.02.2021 Tarihli, 2017/634 E., 2021/59 K. Sayılı Kararı Işığında)
Giriş
Avukatlık sözleşmesi, güven unsuruna dayalı yapısı nedeniyle taraflara tek taraflı sona erdirme imkânı tanıyan özel bir vekâlet ilişkisidir. Bu ilişkinin müvekkil tarafından azil yoluyla sona erdirilmesi hâlinde, azlin haklı ya da haksız olması, avukatın ücret alacağı bakımından belirleyici nitelik taşımaktadır. Özellikle haksız azil durumunda, avukatın hangi kalemler üzerinden ve ne zaman ücret talep edebileceği uygulamada tartışmalara konu olmaktadır.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.02.2021 tarihli ve 2017/634 E., 2021/59 K. sayılı kararı, haksız azil hâlinde akdi vekâlet ücreti ile karşı taraf vekâlet ücretinin birlikte ve derhâl muaccel hâle geldiğini açık biçimde ortaya koyması bakımından önem arz etmektedir.
Vekâlet ve Avukatlık Sözleşmesinin Hukuki Niteliği
Vekâlet sözleşmesi, mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 386. maddesinde düzenlenmiş olup, vekilin müvekkiline ait bir işin görülmesini veya hizmetin ifasını üstlendiği sözleşme türüdür. Avukatlık sözleşmesi ise bu genel çerçevenin içinde, 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’na tâbi, ücret unsurunun zorunlu olduğu özel bir vekâlet sözleşmesidir.
Avukatlık Kanunu uyarınca avukatın hukuki yardım karşılığı elde edeceği ücret, taraflar arasında kararlaştırılabileceği gibi, yazılı ya da sözlü bir ücret sözleşmesi bulunmaması hâlinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi esas alınarak belirlenmektedir.
Avukatlık Ücretinin Türleri
Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesi uyarınca avukatın iki ayrı ücret alacağı bulunmaktadır:
Akdi Vekâlet Ücreti:
Avukat ile müvekkil arasındaki sözleşme ilişkisinden doğan ve müvekkil tarafından ödenmesi gereken ücrettir.Yasal (Karşı Taraf) Vekâlet Ücreti:
Yargılama sonunda haklı çıkan taraf lehine hükmedilen, yargılama gideri niteliğindeki ve doğrudan avukata ait olan ücrettir.
Bu iki ücretin hukuki kaynağı ve borçlusu farklı olmakla birlikte, avukatlık faaliyeti kapsamında birlikte değerlendirilmesi gerekmektedir.
Azil Hakkı ve Hukuki Sonuçları
Borçlar Kanunu’nun 396. maddesi uyarınca vekâlet sözleşmesinde azil ve istifa her zaman mümkündür. Ancak bu hakkın kullanımı, azlin haklı ya da haksız olmasına göre farklı sonuçlar doğurmaktadır.
Avukatlık Kanunu’nun 174. maddesinde açıkça düzenlendiği üzere:
Avukat kusur veya ihmalinden dolayı azledilmişse, ücret talep edemez.
Avukat kusur ve ihmaline dayanmaksızın, yani haksız şekilde azledilmişse, ücretin tamamına hak kazanır.
Haksız Azil ve Ücretin Muacceliyeti
İncelenen kararda Hukuk Genel Kurulu, haksız azil hâlinde avukatın ücret alacağının kapsamını ve muacceliyet anını netleştirmiştir. Buna göre;
Haksız azil ile birlikte, avukatın akdi vekâlet ücreti ve yasal (karşı taraf) vekâlet ücreti birlikte muaccel hâle gelir.
Bu ücretlerin muaccel olması için, davanın fiilen sonuçlanması ya da karşı taraf vekâlet ücretinin tahsil edilmiş olması şart değildir.
Avukat azledilmekle dosyadan elini çektiğinden, karşı taraf vekâlet ücretini müvekkili yararına tahsil etme imkânı da ortadan kalkar.
Hukuk Genel Kurulu, aksi yöndeki bir kabulün, haksız şekilde azledilen avukatın alacağını tahsil edebilmesini, kendisini azleden müvekkilin iradesine bırakacağına dikkat çekmiş; bu durumun hukuk düzeni tarafından korunamayacağını vurgulamıştır.
Somut Olayın Değerlendirilmesi
Somut olayda davacı avukatın, kusur veya ihmaline dayanmaksızın azledildiği kabul edilmiştir. Taraflar arasında yazılı bir ücret sözleşmesi bulunmamakla birlikte, avukatın hem akdi vekâlet ücretine hem de karşı taraf vekâlet ücretine hak kazandığı tartışmasızdır.
Uyuşmazlık, karşı taraf vekâlet ücretinin henüz tahsil edilmemiş olmasının, bu alacağın talep edilebilirliğine engel teşkil edip etmeyeceği noktasında toplanmıştır. Hukuk Genel Kurulu, haksız azil ile birlikte bu ücretin de muaccel hâle geldiğini kabul ederek, yerel mahkemenin direnme kararını usul ve yasaya aykırı bulmuştur.
Sonuç
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.02.2021 tarihli kararı uyarınca;
Haksız azil hâlinde avukatın ücret alacağı, davanın sonucu veya kesinleşme şartına bağlı değildir.
Akdi vekâlet ücreti ile karşı taraf vekâlet ücreti birlikte değerlendirilir ve haksız azil anında muaccel hâle gelir.
Karşı taraf vekâlet ücretinin henüz tahsil edilmemiş olması, avukatın bu alacağı eski müvekkilinden talep etmesine engel değildir.
Bu karar, avukatlık mesleğinin güvencesi ve haksız azle karşı avukatın ekonomik korunması bakımından yerleşik içtihadı güçlendiren nitelikte olup, uygulamaya yön veren önemli bir Hukuk Genel Kurulu kararıdır.