Asliye Ceza Mahkemesi Nedir, Görevleri Nelerdir, Hangi Davalara Bakar?
Asliye Ceza Mahkemesinin Tanımı ve Ceza Yargılamasındaki Yeri
Asliye Ceza Mahkemesi, Türk ceza yargı sisteminde ilk derece ceza mahkemelerinden biridir. Ceza yargılaması bakımından sulh ceza hakimlikleri ile ağır ceza mahkemeleri arasında konumlanır. Kanunlarda açıkça başka bir mahkemenin görevli olduğu belirtilmediği sürece, sulh ceza hakimliğinin ve ağır ceza mahkemesinin görev alanı dışında kalan ceza davaları Asliye Ceza Mahkemesi tarafından görülür.
Bu mahkemeler, ceza hukukunda en yaygın şekilde karşılaşılan suç tiplerine ilişkin davalara bakar ve uygulamada ceza yargılamasının büyük bir bölümünü yürütür. Asliye Ceza Mahkemesi, suç isnadıyla açılan davalarda maddi gerçeğin ortaya çıkarılması, delillerin değerlendirilmesi ve hukuka uygun hüküm kurulması görevini yerine getirir.
Asliye Ceza Mahkemelerinin hukuki dayanağını 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun ile Ceza Muhakemesi Kanunu oluşturur.
Asliye Ceza Mahkemesinin Kuruluşu ve Yapısı
Asliye Ceza Mahkemeleri tek hâkimli mahkemelerdir. Yargılamalar bir hâkim tarafından yürütülür ve kararlar bu hâkim tarafından verilir. Her il merkezinde en az bir Asliye Ceza Mahkemesi bulunur. İş yoğunluğuna, nüfusa ve coğrafi şartlara bağlı olarak ilçelerde de Asliye Ceza Mahkemeleri kurulabilir.
Bir adliye binasında birden fazla Asliye Ceza Mahkemesi bulunması halinde bu mahkemeler numaralandırılır. Örneğin, 1. Asliye Ceza Mahkemesi, 2. Asliye Ceza Mahkemesi gibi ayrı daireler halinde faaliyet gösterir. Bu numaralandırma, dosyaların daha düzenli ve hızlı şekilde dağıtılmasını sağlamak amacıyla yapılır. Her numaralı mahkeme, kendisine tevzi edilen dosyalar üzerinden bağımsız olarak yargılama yapar.
Asliye Ceza Mahkemelerinin yargı çevresi, bulundukları il veya ilçe sınırları ile bu yerlere adli yönden bağlı bölgeleri kapsar. Büyükşehirlerde ve iş yoğunluğu fazla olan bölgelerde yargı çevreleri özel düzenlemelerle belirlenebilir.
Asliye Ceza Mahkemesinin Görev Alanının Belirlenmesi
Asliye Ceza Mahkemesinin görev alanı belirlenirken temel ölçüt, suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırıdır. Genel kural olarak, kanunda öngörülen hapis cezasının üst sınırı on yıl veya daha az olan suçlara Asliye Ceza Mahkemesi bakar.
Görev belirlenirken fiilen verilecek ceza değil, kanunda suça ilişkin öngörülen cezanın üst sınırı esas alınır. Suçun nitelikli halleri, indirim veya artırım nedenleri bu aşamada dikkate alınmaz. Kanunda açıkça ağır ceza mahkemesinin görevli olduğu belirtilmiş suçlar bu kuralın dışındadır.
Sulh ceza hakimliklerinin görevine giren soruşturma işlemleri ve koruma tedbirleri de Asliye Ceza Mahkemesinin görev alanı dışında kalır.
Asliye Ceza Mahkemesinin Görevine Giren Suç Türleri
Asliye Ceza Mahkemeleri, Türk Ceza Kanunu ve özel kanunlarda düzenlenen çok sayıda suç tipi bakımından görevlidir. Uygulamada en sık görülen suçlar şunlardır:
Kasten yaralama
Taksirle yaralama
Tehdit
Hakaret
İftira
Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
Cinsel taciz
Reşit olmayanla cinsel ilişki
Hırsızlık
Basit dolandırıcılık
Güveni kötüye kullanma
Mala zarar verme
Özel hayatın gizliliğini ihlal
Haberleşmenin gizliliğini ihlal
Bilişim sistemine hukuka aykırı girme
Trafik güvenliğini tehlikeye sokma
Kumar oynanması için yer ve imkan sağlama
Dilencilik
Görevi kötüye kullanma
Görevi yaptırmamak için direnme
Bu suçlar, gerek bireylerin kişisel haklarını gerekse kamu düzenini ilgilendiren fiillerden oluşur ve Asliye Ceza Mahkemeleri bu suçlar bakımından yargılama yapar.
Soruşturma Aşaması ile Asliye Ceza Mahkemesinin İlişkisi
Ceza muhakemesi sürecinde soruşturma aşaması Cumhuriyet savcılığı tarafından yürütülür. Asliye Ceza Mahkemesi, soruşturma aşamasında doğrudan görevli değildir. Tutuklama, adli kontrol, arama, el koyma gibi koruma tedbirlerine ilişkin kararlar sulh ceza hakimlikleri tarafından verilir.
Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda yeterli şüpheye ulaşırsa iddianame düzenler. İddianamenin Asliye Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilmesiyle birlikte kovuşturma aşaması başlar ve mahkeme yargılamayı yürütmeye yetkili hale gelir.
Kovuşturma Süreci ve Yargılama Usulü
İddianamenin kabul edilmesinden sonra Asliye Ceza Mahkemesi tensip zaptı düzenler. Bu aşamada duruşma günü belirlenir, sanık ve diğer ilgililere çağrı yapılır. Duruşmalarda sanığın savunması alınır, tanıklar dinlenir, bilirkişi raporları değerlendirilir ve deliller tartışılır.
Cumhuriyet savcısı duruşmalara katılarak esas hakkındaki mütalaasını sunar. Mahkeme, tüm delilleri serbestçe değerlendirerek hüküm kurar. Yargılama süreci boyunca mahkeme gerekli gördüğü takdirde ara kararlar alabilir.
Asliye Ceza Mahkemesinin Verebileceği Kararlar
Asliye Ceza Mahkemesi yargılama sonunda şu kararları verebilir:
Beraat
Mahkûmiyet
Ceza verilmesine yer olmadığı
Davanın düşmesi
Davanın reddi
Mahkeme, hükümle birlikte erteleme, hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya adli para cezası gibi sonuçlara da karar verebilir.
Kanun Yolları ve İtiraz
Asliye Ceza Mahkemesinin verdiği ara kararlara karşı itiraz yoluna başvurulabilir. İtirazlar genellikle bulunduğu yerdeki ağır ceza mahkemesi tarafından incelenir.
Nihai kararlara karşı ise istinaf yoluna gidilebilir. İstinaf incelemesi bölge adliye mahkemeleri tarafından yapılır ve kararın hem hukuka uygunluğu hem de maddi yönü denetlenir. İstinaf sonucunda kararın kaldırılması, düzeltilmesi veya onanması mümkündür.
Görevsizlik ve Yetkisizlik Halleri
Mahkeme, yargılama sırasında davanın kendi görev alanına girmediğini tespit ederse görevsizlik kararı verir. Bu durumda dosya görevli mahkemeye gönderilir. Görev ve yetki hususları yargılamanın her aşamasında resen dikkate alınır.
Sonuç
Asliye Ceza Mahkemeleri, ceza yargılamasında en geniş uygulama alanına sahip mahkemelerden biridir. Toplumsal hayatın günlük akışı içerisinde en sık karşılaşılan suçlar bu mahkemelerde yargılanır. Tek hâkimli yapısı, görev alanının genişliği ve dava sayısının fazlalığı nedeniyle ceza adalet sisteminin temel taşı niteliğindedir.